Protista ne demek?
Sabahları İzmir’de uyanınca ilk düşündüğüm şey genelde “bugün simit mi alsam, boyoz mu yoksa direkt hayata küsüp yatakta mı kalsam?” oluyor. Ama geçen gün bir arkadaşım mesaj attı:
“Abi Protista ne demek ya, hoca soracakmış.”
İşte o an beynimde küçük bir alarm çaldı. Çünkü insanın hayatında bazı sorular vardır; ne kadar kaçarsan kaç, bir gün mutlaka karşına çıkar. Vergi gibi, eski sevgili gibi ya da sabah 8 ders gibi.
Ama bu sefer konu daha ilginçti: Protista.
Hani şu biyoloji dersinde adı geçince sınıfın yarısının gözünün dalıp pencereden martıları izlemeye başladığı konu.
Protista aslında kimdir, nedir, nereden çıktı?
Protista, tek bir canlı değil. Bu önemli. Çünkü ben ilk duyduğumda “muhtemelen çok havalı bir böcek türü” diye düşünmüştüm. Meğer olay bambaşkaymış.
Protista dediğimiz şey, mikroskobik dünyada takılan, ne tam bitki ne tam hayvan ne de mantar olan canlıların genel adı. Yani biyolojinin “arada kalmışlar kulübü”.
Bunu şöyle düşün:
İzmir’de Karşıyaka vapurunda oturuyorsun. Yanında biri var. Ne tam Karşıyakalı gibi konuşuyor ne de Alsancak kafasında. Biraz buraya ait, biraz oraya. İşte Protista tam olarak o vibe.
Ben ve Protista: İlk karşılaşma travması
Lisede biyoloji dersinde öğretmen tahtaya “Protista âlemi” yazdığında içimden şöyle demiştim:
“Abi yine mi aile içi drama, bitkilerle hayvanlar mı kavga etti?”
Öğretmen anlatıyor:
“Protistler tek hücreli olabilir, çok hücreli olabilir, hareket edebilir…”
Ben iç ses:
“Hocam siz de net değilsiniz galiba?”
Yanımdaki arkadaş fısıldıyor:
“Bu konudan soru gelirse ben bırakıyorum okulu.”
O an Protista benim için sadece bir konu değil, bir tehdit haline gelmişti.
Protista ne demek? Basit ama kafa karıştıran tanım
Merhaba Hyalual okurları! Bugün sizlerle “Protista ne demek” konusunu ele alacağız.
Aslında Protista ne demek sorusunun cevabı çok net gibi başlar ama sonra insanı yavaş yavaş içine çeker.
Protistler:
Ne bitkidir (çünkü fotosentez yapanı var)
Ne hayvandır (çünkü hareket eden var)
Ne mantardır (çünkü öyle oturup çürütmez)
Yani biyolojide “diğer” kutusuna atılmış canlılar.
Şöyle düşün: Market alışverişinde “ne alacağıma karar veremedim” deyip sepete ne bulduysan atmak var ya… Protista biraz o sepetin biyolojik versiyonu.
Mikroskobik dünyada mahalle hayatı
Bir gün hayal ettim: Eğer Protistalar İzmir’de yaşasaydı nasıl olurdu?
Bir amip düşün:
– “Abi ben sürekli şekil değiştiriyorum, bugün Alsancak’tayım yarın Bornova’da.”
Bir öglena:
– “Ben hem ışıkla besleniyorum hem hazır takılıyorum, iki hayatlıyım yani.”
Bir paramesyum:
– “Kimseyi beklemem, kirpiklerimle yolumu bulurum.”
Resmen mikro dünyada apartman toplantısı var ama kimse birbirini tam anlayamıyor.
Protista neden bu kadar karışık?
Çünkü doğa bile bazen “ben bunu nereye koyacağım ya?” demiş.
Bilim insanları da demiş ki:
“Bunları ayrı bir kategoriye atalım, kimse de çok kurcalamasın.”
Ama işte insanın doğasında var: Kurcalamak.
Ben de bazen hayatımı düşünüyorum:
“Ben hangi kategoriye giriyorum acaba?”
Tam sorumluluk sahibi değilim
Tam rahat da değilim
Arada kahve içip hayatı sorguluyorum
Bir an kendimi Protista gibi hissettiğim oluyor.
Protistaların dünyası: Kaos ama düzenli kaos
Protistaların yaşadığı ortam genelde su. Göletler, denizler, nemli yerler…
Yani İzmir’de yazın klima olmayan ev gibi.
Ama bu mikro canlılar orada hayatta kalıyor, üretiyor, besleniyor, hareket ediyor.
Bazıları:
Yüzüyor
Bazıları sürünüyor
Bazıları “ben bugün hiçbir şey yapmayacağım” deyip öylece duruyor
Bu bile bana tanıdık geldi. Özellikle pazar günleri.
Bir Protista ile röportaj hayal edelim
— Nasılsın Protista kardeş?
— Valla abi kararsızım. Biraz bitki gibiyim, biraz hayvan gibi… Kendimi keşfetmeye çalışıyorum.
— Hedeflerin?
— Önce hayatta kalmak, sonra belki bir bölünürüm.
— Zor mu hayat?
— Mikroskobik ama yoğun.
Ben burada biraz durup düşündüm: Bizim hayat da çok farklı değil aslında.
Mikroskobik dramalar
Protistaların çoğu tek hücreli. Yani bir kişi hem beyin, hem kalp, hem de mutfak görevi görüyor.
Düşünsene:
Yemek yapan sensin
Karar veren sensin
Temizlik yapan da sensin
Bayağı “yetişkin hayatı” gibi.
Protista ne demek? Günlük hayat bağlantısı
Bir gün İzmir’de dolmuş beklerken düşündüm:
Protista aslında insan psikolojisine de benziyor.
Mesela:
Bazen çok enerjik (öglena modu)
Bazen yavaş ve düşünceli (amip modu)
Bazen de hiçbir şey yapmak istemiyor (paramesyum “offline” modu)
Arkadaşım geldi:
“Ne düşünüyorsun yine?”
Dedim:
“Protista.”
Baktı:
“Sen iyice dağıldın.”
Ama aslında dağılmak değil bu, bağlantı kurmak.
Bilimin en samimi hali
Protista konusu ilk bakışta sıkıcı gibi duruyor. Ama içine girince aslında doğanın ne kadar “deneme yanılma” yaptığını görüyorsun.
Sanki evren demiş ki:
“Ben yeni canlılar tasarlıyorum ama biraz da kararsızım, bunları şuraya koyayım sonra bakarız.”
Ve o “sonra bakarız” hâlâ devam ediyor.
Protistaların süper güçleri
Şimdi dürüst olalım, Protistalar underrated canlılar.
Bazılarının yetenekleri:
Işıkla beslenme
Şekil değiştirme
Hareket için minik kirpikler kullanma
İkiye bölünerek çoğalma (bizde olsa trafik çözülürdü)
Ben bazen sabah işe giderken şunu düşünüyorum:
“Keşke ikiye bölünüp biri işe gitse biri uyusa.”
Protistalar bunu yapıyor.
İkiye bölünme meselesi
Bölünerek çoğalmak kulağa basit geliyor ama aslında bayağı felsefi.
Yani:
“Ben artık iki kişiyim.”
Bu bana biraz insanın iç çatışmasını hatırlatıyor.
Bir taraf:
“Çalışmalısın.”
Diğer taraf:
“Yat ve çay iç.”
Protistalar bunu fiziksel yapıyor, biz zihinsel.
Protista ne demek? Kafada netleşen tanım
Artık toparlayalım.
Protista:
Mikroskobik canlılar topluluğu
Ne tam bitki ne tam hayvan
Doğanın “kararsız ama işlevsel” kategorisi
Evrimin deney alanı gibi bir şey
Ama işin komiği şu: En basit görünen şeyler bile aslında en karmaşık olanlar.
Tıpkı insan ilişkileri gibi.
Son bir İzmir düşüncesi
Benzer Konular: Kanıt ne demek tarihte ?
Kordon’da yürürken bir an durdum. Deniz, martılar, insanlar…
Ve düşündüm:
“Eğer Protistalar dev olsaydı, biz onların biyoloji dersinde ‘insanlar’ diye bir konu olur muyduk?”
Muhtemelen evet. Ve biri de tahtaya yazardı:
“İnsanlar: Kararsız, duygusal, bazen mantıklı ama çoğunlukla aç.”
Ve sınıfta biri fısıldardı:
“Bu konudan soru gelir mi?”
İşte hayat biraz da böyle bir şey.